Bilişim Terimleri Sözlüğü

:
Bilgisayar dünyasında iki eğilim mevcuttur. Bir tarafta bilgisayarlar devamlı kişiselleşirken, bir yanda da devamlı bir birlerine bağlanmaya çalışırlar. Bilgisayarlar boy göstermeye başladığı zamanlardan beri devamlı onları birbirlerine bağlamak isteriz. Ağ basit olarak bir birleriyle iletişim halinde bulunan bilgisayların oluşturduğu toplulukdur. Ofis içerisinde ki bir kaç bilgisayarı birbirine bağlamak "ağ" iken yüzbinlerce bilgisayarı birbirine bağlayan Internet'te bir ağdır. 
 
ALAN ADI SİSTEMİ (DNS)
Internet'te milyonlarca insanın birer e-posta adresi var.Peki siz bir arkadaşınıza e-posta attığınızda posta nasıl oluyorda arkadaşınıza erişiyor hiç düşündünüzmü? Dünyadaki tüm Internet adreslerini "aklında" tutan bir makina mevcut olabilirmi?Tabiki hayır!Aslına bakarsanız bir arkadaşınıza e-posta attığınızda, postanız verdiğiniz adrese gitmek için epey yol katediyor.İşte bu yoldaki durak noktalarından biri de DNS adı verilen adres makineleri.Bu makinelerin tek görevi verdiğiniz adresin IP numarasını bulmak.Dünya üzerine dağılmış binlerce DNS hizmet makineleri sayesinde istediğiniz adrese çok kısa zamanda ulaşabiliyorsunuz.Binlerce olması ise son derece yararlı. Düşünsenize bu tür makinalaradan 5-10 tane olduğunu! Tam bir felaket olur, Internette bir yere ulaşılması mümkün olamazdı. 
 
ARAMA SERVİSLERİ: 
Internet'te en büyük sıkıntı aradığınız bilgiyi bulabilmek. Internet kontrolsüz bir şekilde büyüyor, yararlı bilgiler olduğu kadar hiç bir işe yaramaz bilgilerle de dolup taşıyor. Peki bu bilgi okyonusunda yönümüzü nasıl bulacağız?. Arama servisleri işte bu nokta da imdadımıza koşuyor. İstediğiniz bir bilginin bulunduğu adresi arama servislerine aratabilirsiniz. Bu size çok büyük zaman kazandıracaktır. Tek yapmanız bir arama servisinin adresine bulmak istediğiniz bilgi ile ilgili bir anahtar kelimeyi aratmak. Kısa sürede verdiğiniz anahtar kelime ile ilgili adresler bulunacaktır. Arama servisleri bize bir yere kadar rehberlik ediyor, fakat onlarda bu bilgi okyanusunda kaybolabiliyorlar. 
 
ARCHIE: 
Eskiden World Wide Web -kısaca WWW- bu kadar yaygın değildi. Internet çoğunlukla e-posta ve ftp amacıyla kullanılırdı. İşte o zamanlardan kalma bir arama servisi "archie".En büyük avantajlarından biri archie ile e-posta aracılığıyla da arama yapabilir olması. Tek yapmanız bu hizmeti veren bir sevis makinasına hangi kelimeyi araştırmak istediğinize dair bir e-posta atmak.En kısa zamanda yine bir e-posta ile cevap gelecektir. 
 
ARPANET: 
Her şeyin başlangıcı!Internet'in çocukluk ismi. ABD hükemeti çıkabilecek olası bir savaşta haberleşme ağının çökmemesi için bir "yol" bulunmasını istiyor. Sanırım kimse bulunan bu yolun başından büyük işlere kalkışacağını tahmin etmemiştir! ABD hükemtinin direktifi üzerine Arpanet adı verilen askeri bilgisayar ağı kuruluyor. Sonraları bu ağ bir çok değişik hükümet kuruluşunun katılmasıyla büyeyecek ve bağımsızlığını ilan edecektir! 
 
 
ACTIVE-X: 
Mıcrosoft'un Sun Microsystem'in Java'sına karşı çıkardığı bir program geliştirme dili.Internet üzerinde kullanılabilecek programlar üretmek için kullanılıyor.Şu sıralar Java ile çok sıkı bir yarış içerisinde.Kimin kazanacağı ise ilerki günlerde (belkide yıllarda) belli olacak. 
 

Alta Vista    : 
Digital Equipment Co. firmasına ait olan Alta Vista, popüler Internet tarayıcı servislerinden biridir. Servisin amacı; aradığınız bilgiye, web sayfasına veya haber grubuna ufak bir aramadan sonra ulaşabilmenizi sağlamaktır. 16.000.000 web sayfası ve 13.000 haber grubu içinde arama yapabilmektedir. Alta Vista'nın size sunacağı iki arama seçeneği ile mutlaka aradığınız bilgiye ulaşırsınız. Alta Vista'ya http://www.altavista.digital.com adresinden ulaşabilirsiniz. 
 
anchor      : 
HTML dosyalarında kullanılan "anchor" aktif döküman içinde başka bir bölgeye gitmek veya bambaşka bir sayfaya dallanmak için kullanılır. (Genellikle altı çizili mavi bir metin şeklindedir.) 
 
AOL :  
AOL, America On Line'ın kısaltılmasından oluşmuştur. Sadece Amerikada 4.5 milyon kullanıcısı olan America On Line her ne kadar ev kullanıcılarına hizmet veren bir sistem olsa da Internet erişimi de sağlamaktadır. Maalesef Türkiyede AOL bağlantısı sağlayan bir kuruluş yoktur. America On Line hakkında daha çok bilgiye sahip olmak için http://www.aol.comadresine bir göz atın. 
 
Archie  : 
Sayısı, binleri aşan ftp sitelerinden, istediğiniz dosyaları bulabilmeniz için gerekli olan bir veritabanı araştırma aygıtıdır. Archie'yi kullanarak istediğiniz dosyayı, isme, konuya yada anahtar sözcüğe göre aratabilirsiniz. Bu günlerde Web siteleri de bu tip özellikler kazandığı için Archie'lerin kullanımı gittikçe azalmaktadır. 
 
attribute  : 
HTML sayfalarında kullanılan kontrollerin (TAG) aldığı parametrelerdir. Her bir parametre kontrole yeni bir özellik ekler. Bazı parametreler değer alır bazıları ise olduğu gibi kullanılır. 
 
awk      :  
Unix'in özelliklerini de taşıyan oldukça güçlü bir "yığın dilidir." Awk, Unix kabuğunun dosya işleme arabirimlerine, "C" benzeri yapısal programlama gibi bir çok ilave getirir.

AUP: 
Kabul Edilebilir Kullanım PolitikalarıBirçok transit iletişim ağı üzerlerinden geçecek bilgilerin içeriğini kısıtlamaktadır. En çok bilinen örnek NSFNET'in ticari kullanıma izin vermeyen kabul edilebilir kullanım politikalarıdır. AUP yürütmesi ağa göre değişmektedir. National Science Foundation.

Access Mechanism : 
Erişim Mekanizması. Bir veya birden fazla yazma ve okuma kafasını, istenilen yazma ve okuma konumuna getiren mekanizma. Bu mekanizma, yazma ve okuma kafaları sabit olan sistemlerde veri ortamını hareket ettirmek için kullanılır.

Access Privileges: 
Dosyalarda değişiklik yapmak ve erişmek için imtiyaz.

Access time : 
Belleği okumak için gerekli süre.

Access: 
Depolanmış olduğu yerden bir bilgiye, (data) veya bir cihaza (bir disket okuyucusu gibi) girişi sağlamak, okumak veya yazmak.

ACCUFIND: 
Adres http//nln.com/Accufind JavaScript motoru NetScape tarayıcınıza yepyeni bir güç ekliyor. Bulmak istediğiniz kaynakların en iyilerini AccuFind'da bulabilir; aradığınız kaynaklara kolayca ulaşabilirsiniz.

Accuracy: 
Hatadan uzaklık derecesi. Accuracy, Precesion ile karıştırılır. Perecision, herhangi bir ölçme işleminde hassasiyet için kullanılır.

Açılacak Doküman Adı: 
Web sayfasının sunucu üzerindeki spesifik dosya adını belirtir. Kullanma zorunluluğu yoktur.

ACTV: 
Klasik televizyonlardan biraz daha iyi resim kalitesi olan HDTV sistemine geçiş olarak kabul edilen TV yayın sistemi.

AD: 
Yönetsel Alan (Administrative Domain).

Ağ: Bilgisayar ağı değişik yerlerdeki bilgisayar sistemlerini birbirine bağlayan bir veri iletişim sistemidir. Bir ağ WAN ve LAN'ların değişik birleşimlerinden oluşabilir. Yerel Alan Ağı (Local Area Network), Geniş Alan Ağı (Wide Area Network), ağlararası ağ (internet).

Ağ-Ağ Arabirimi: 
(Network-to-Network Interface/NNI) Frame Relay Servisi veren ağlar arasındaki bağlantıları tanımlar. Bu tanım Frame Relay Servisinin dünya çapında verilmesine olanak sağlar.Frame Relay yüksek hız ihtiyacından dolayı öncelikle LAN-WAN-LAN bağlantısında uygulama alanı bulduğu için LAN bağlantılarına uygun PVC desteğine dayalıdır.Uzlaşmaya varılan bu iki uygulama dışında şu konular üzerinde çalışmalar devam etmektedir

AD/DA Çevirici : 
Analog ses işaretlerini sayısal işaretlere ya da tersi işlemi aynı şekilde hazırlayan devrelerdir.

A/D-D/A Çeviriciler : 
Bilgisayarlı müzik sistemlerinde (CD, DAT, HD Recording sistemler) analog bilgileri digital'e ya da bunun tersini yapan elektronik devreler. Bunlar kalitelerine göre fiyatlanırlar. Sistem maliyetlerinde büyük yer tutar. Örneğin, üzerinde bu çeviriciler bulunmadığından Waveboard'ın fiyatı oldukça düşüktür.

Adapter (Adaptör): 
Direkt olarak birbirlerine uyum sağlamayan iki konnektörün veya cihazın bağlanmasını sağlayan bir aracı cihaz.

Adaptör : 
Uygunlaştrıcı, çevirici, güçkaynağı.

ADC: 
Analog sinyalleri karşılığı olan dijital sinyallere dönüştüren bir cihaz.

Address : 
Verinin saklandığı bellek bölgesi.

Address : 
Bir kayıdı, bölümü veya bilginin saklı olduğu kısımı ifade eden isim, etiket veya rakamdır.Address (Adres)Internet'te kullanılan üç tip adres vardır. Bunlar e-posta adresi; IP, internet ya da Internet adresi; ve donanım ya da MAC adresidir.

Address (Adres): 
Bir sistem ya da ağdaki bir cihazda veya diğer veri kaynaklarında bulunan bir dosyanın yeri için ayrılmış özel kod. Bir kullanıcının yerini belirten dizi.

Address resolution : 
Alfasayısal bir Internet adresine karşılık gelen sayısal fiziksel adrese çevirme işlemi.

Administrative Domain: 
Yönetsel Alan. Tek yönetim birimi tarafından idare edilen ana sistemler, yönelticiler, ve birbirine bağlı iletişim ağlarının bütünü.

ARPANET: 
İleri Araştırma Projeleri Ajansı Bilgisayar AğıARPA tarafından finanse edilen ve Internet'e öncülük eden bir uzun mesafe iletişim ağıdır. İletişim konusundaki araştırmalara temel oluşturmuş, Internet'in geliştirilmesi sırasında omurga rolü üstlenmiştir. ARPANET birbirine kiralık hatlar üzerinden bağlı ve paket anahtarlayan bilgisayar sistemlerinden oluşmuştu. Savurma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı (Defence Advanced Research Projects Agency).

Aerial: 
Anten

A-F : 
Alçak frekans, odyo frekans, ses frekans.

A/V: 
Audio/Video (Ses görüntü).

A2Z: 
Adres http//a2z.Iycos.com/Lycos'(un A2Z klasörü INTERNET'in kalabalık alanında yeni bir yer alıyor. A2Z'de çocuk sayfalarından, dünya film festivallerine, UFO'lardan, sanal fiziğe, her türlü konuyu bulabilirsiniz.

AF: 
Auto-focus. Kameralarda netliğin otomatik olarak sağlanmasıdır.

AIX : 
IBM tarafından geliştirilen UNIX tabanlı işletim sistemi.

Aldus Freehand: 
Programın modüler çalışma özelliği ileri düzeyde. Font menüsünden Windows altında kullandığınız tüm fontları kullanmanız mümkün. Değişik ortamlarda sunum ve grafik özelliği de ileri düzeyde bir program.

Aldus PageMaker: 
PC'lerde en yaygın kullanılan masaüstü yayıncılık programı olan Aldus PageMaker, grafik yazılımları ve tarayıcıları ile oluşturduğunuz grafikleri kolayca yerleştirip formatlamanıza imkan veren masaüstü yayıncılık programı.

Alfa kanalları: Photoshop'da, dökümanı oluşturan kanalların haricindeki her yeni kanala verilen isim. Seçili alan, Save Selection ile kaydedildiğinde bir alfa kanalı oluşur. Ayrıca Channels paletinde New Channel ile oluşturulan her yeni kanal, aynı zamanda alfa kanalıdır.

Alias: Takma ad. Uzun ve hatırlaması zor bir ismin yerine kullanılan genelde kısa ve hatırlaması kolay isimler.

Aliasing: Bilgisayar grafik şekilerinin kenarlarında bulunan, bazin jaggies diye de adlandırılan bir efekt.

ALL IN ONE: Adres http//www.albany.net/allione/all1www.html/#WWW/Bu adresten Internet dahilindeki tüm arama/tarama servislerine ulaşabilirsiniz.

Alphanumeric : Alfabetik ve nümerik karakterlerden oluşmuş kelime. Rakam, kelime ve özel semboller ihtiva eden karakter seti.

ANSI : Amerikan Ulusal Standart EnstitüsüBu organizasyon bilgisayar ve iletişim gibi bir çok alanda A.B.D. standartlarını belirlemektedir. Bu organizasyon tarafından onaylanan standartlar ANSI standartları olarak anılmaktadır. (örneğin ANSI C. ANSI tarafından onaylanmış bir C dilidir.). ANSI bir ISO üyesidir.

Analitik : Elektronik devrelerin matematiksel yolla çözümlenmesi.

Analog computer : Analog hesaplayıcı (Analog Bilgisayar).

Analog devre : Lineer devre, girişe verilenin fonksiyonu olarak çıkışı değiştiren devre.

Analog Digital Convertor : Analog sinyali sayısal sinyale dönüştürücü.

Analog Film Recorder: Bilgisayar ekranından alınan bir görüntüyü, alındığı biçimde ve ekrandaki aynı ayrışımda kaydeden bir film alıcısı.

Analog Monitor: Analog bir sinyal kullanan ve birincil renkleri sonsuz sayıda gölgeler ya da gri bir skala halinde gösteren bir ünite. Voltajı devamlı değişir.

Analog: İşlemden geçirilen yada yeniden orjinal bir görüntü veya sesi temsil eden bir elektirk sinyalinin varyasyonu.

ANCHOR: HTML dosyalarında kullanılan "anchor" aktif döküman içinde başka bir bölgeye gitmek veya bambaşka bir sayfaya dallanmak için kullanılır. (Genellikle altı çizili mavi bir metin şeklindedir.)

ANİMASYON: Animasyon; grafiklerin belli bir senaryo doğrultusunda canlandırılması işlemidir.Hareket her zaman insanların ilgisini çeker ve eğlendirir fakat animasyon işlevi eğlendirmekten ibaret değildir. İçinde yoğun mesajlar taşıyabilir, tasarımı ilginç kılar ve özgün bir nitelik kazandırır. Animasyonun tüm bu görevleri yerine getirebilmesi kullanıldığı yere, miktara ve en önemlisi kalitesine bağlıdır.Teknik BilgiMultimedya uygulamalarının içinde animasyonlar teknik olarak ikiye ayrılır.Nesne animasyonuHerhangi bir değişime uğrayan nesne ve yazıların ekran üzerinde hareketlenmeleri veya yer değiştirmeleridir.Kare animasyonuNesnelere değişik karelerin birbirleri ardına oynatılmaları suretiyle hareket verilmesidir. Bu animasyonlar mevcut filmlerle oynama (kare boyama, morfoz vs.) veya yeni baştan film yapma yoluyla gerçekleştirilebilir.Kare animasyonları iki veya üç boyutlu olabilirler.

Animatic: Videoteyp'de ya da bilgisayar ekranında gösterilen bir video programının görüntüsel dış çizgisi.

Animation (Animasyon): Ekranda görüntü hareketleri yaratmak için tatbik edilen bir işlem. Bazı durumlarda rendering şeklinde de belirtilebilir.2-D Animation (İki boyutlu animasyon)Basit görüntülerle çalışır. İmge yana döndüğü zaman düz çizgiler görülür. İmgelerin birbiri üstüne kompoze edilmesinde kullanılır.2.5-DÜç boyutlu efektlere sahip iki boyutlu bir grafik.3-D AnimationEkranda perspektif içinde hareket ettirebilmek için, bir nesnenin üç boyutlu bir bilgisayar modelini yaratmak.

Anonim FTP: Anonim FTP kulllanıcıların kullanıcı adı ve şifre belirtmeden Internet üzerindeki herhangi bir yerdeki dökümanlar, dosyalar, programlar ve bunun gibi bir çok arşivlenmiş veriyi bilgisayarınıza aktarmanıza izin verir. Ağ üzerindeki bir kullanıcı "anonymous" kullanıcı adını vererek güvenlik önlemlerini aşar ve sistemdeki genel erişime açık dosyalara erişir. arşiv makinesi (archive site), Dosya Aktarma Protokolü (File Transfer Protocol).

Anonymous FTP (Anonim): Genel Internet kullanımına sunulan dosyalara kullanıcıların ulaşmalarını sağlayan yöntem.

ANSI : Amerika Birleşik Devletleri menşeli audio visüel (visual) ve bilgisayar cihazlarında kullanılan standartlardan sorumlu olan organizasyon.

Anti aliasing: Photoshop'un alanların eğilimli hatlarını oluşturmak için kullandığı, alan rengi ile alan kenarındaki renk arasında geçişi sağlayan farklı tonlarda pikseller.

Anti-alising: Grafik görüntüde alising ortaya çıkmasını azaltan bir görüntü-işlem tekniği. Köşelerin keskinliğini azaltarak, daha yumuşak görünmelerini sağlar.

Antialias : Bilgisayarlardaki her resim piksellerden oluştuğu için, eğik kenarlarda genellikle çirkin sivri uçlu merdiven basamakları oluşur. Antialias bu kenarları güzleştirmek için kullanılan bir metoddur.Bu esnada kenarlar biraz silinmesine rağmen, göze subjektif olarak daha keskin ve düz görünür. Ayrıca bu düzleştirme işlemi de daha çok hesaplama süresi gerektirir.

AOL: AOL, America On Line'ın kısaltılmasından oluşmuştur. Sadece Amerikada 4.5 milyon kullanıcısı olan America On Line her ne kadar ev kullanıcılarına hizmet veren bir sistem olsa da Internet erişimi de sağlamaktadır. Maalesef Türkiye'de AOL bağlantısı sağlayan bir kuruluş yoktur. Amnerica On Line hakkında daha çok bilgiye sahip olmak için http//www.aol.com adresine bir göz atın.

Appletalk: Apple bilgisayar ürünleri ve diğer bilgisayarlar arasında iletişimi sağlamak amacıyla geliştirilmiş bir iletişim protokolüdür. Şu anda 235Kb/s hızında çalışan Localtalk ve 10Mb/s hızında çalışan Ethertalk gibi uygulamaları vardır.

Application: UygulamaDoğrudan kullanıcı için bir işlevi yerine getiren program. FTP, mail ve telnet kullanıcı programları iletişim ağı uygulamalarına örnek oluştururlar.

Archie: Internet üzerindeki bilgileri otomatik olarak derleyen, düzenleyen ve kullanıma sunan bir sistem. Archie'nin ilk uygulamaları sadece Internet üzerindeki tüm FTP arşivlerini tarayıp index oluşturmakta, aradığınız dosyaların Internet üzerindeki hangi makine ve dizinlerde olduğunu listelemekteydi. Daha sonraki uyarlamaları diğer bilgi türlerini de sağlamaktadır. Arşiv makinesi (archive site), Gopher, Geniş Alan Bilgi Hizmet Birimleri (Wide Area Information Servers).

ARCHIE: Sayısı, binleri aşan ftp sitelerinden, istediğiniz dosyaları bulabilmeniz için gerekli olan bir veritabanı araştırma aygıtıdır. Archie'yi kullanarak istediğiniz dosyayı, isme, konuya ya da anahtar sözcüğe göre aratabilirsiniz. Bu günlerde Web siteleri de bu tip özellikler kazandığı için Archie'lerin kullanımı gittikçe azalmaktadır.

Archie: Genel kullanıma açık anonymous FTP dosyalarını aramak için kullanılan bir araç.

ARPANET: İleri Araştırma Projeleri Ajansı Bilgisayar Ağı (Advanced Research Projects Agency Network). Internet ağı konusunda ilk çalışmalar yapılırken o ağa verilen ad. Bugünkü Internet'in temeli.

ASCII: Birçok bilgisayarın kullandığı standart 8 bitlik haberleşme kodudur.

Aspect Ratio: Bilgisayarlı grafik işlemlerinde, bir çerçevenin veya bir görüntünün yatay ölçülerinin, dikey ölçülerine göre oranı. Bu oranın korunması veya kontrol edilmesi, bir görüntünün sağlanması veya baskıya geçirlmesi için önemlidir.

Assemble Editing: Video görüntü sekansları playbek bir VCR'den bir VCR alıcısına, edit control cihazından, pre-roll veya yumuşak edit sağlayan diğer imkanlardan faydalanmaksızın direkt olarak geçirilmesi. edit olarak da bilinir.

Assembler : Makine dilinde program üreterek bilgisayar tarafından doğrudan işletilebilmesini sağlayan bilgisayar programıdır.

Assembly language : Assembler dili.

ATM: Frame Relay Servisi'nin daha yüksek hızlara (45 Mbps) çıkmasını sağlayacak ATM teknolojisi üzerinden verilmesini kapsamaktadır.

ATTRIBUTE: HTML sayfalarında kullanılan kontrollerin (TAG) aldığı parametrelerdir. Herbir parametre kontrole yeni bir özellik ekler. Bazı parametreler değer alır, bazıları ise olduğu gibi kullanılır.

Audio Mixing: Mic-Mikser veya diğer bir ses miks cihazı kullanılarak değişik kaynaklardan bir audio trak yaratılması.

Audio Mixing: Mic-Mikser veya diğer bir ses miks cihazı kullanılarak değişik bir audio direkt olarak orijinalinin üstüne kaydedilir.

Audio Track: Audio sinyallerini taşıyan video teybin bir bölümü.

Audiospace (Audio alan) : Sesin özel bir etki yapabilmesi için çeşitlendirilmesi.

Authentication: Doğrulama

Authorware: Çok medyalı gösteriler yaratmak için kullanılanı ortaya çıkaran ve dahil edilmesi gereken video ve audio elemanlarının belirten geliştirilmiş yazılım programları.

AutoCAD 12-13: Çizim ve tasarım işlerinin ana kaynağı olma özelliğini bu yeni versiyonunda da koruyor. İşlevselliği daha da artırılarak, kullanım kolaylığında önemli mesafe alınmıştır.

Autorec sonser: Ses kaydını en doğru seviyesinde gerçekleştiren algılayıcı. Bu düğmeye basıldığnda müzik kaynağı 7 saniye kadar incelenir ve en doğru kayıt seviyesi belirlenir.

Aux: Yardımcı elemanlar; müzik setine TV, kompackt disk, video ya da bir başka müzik kaynağının bağlanabildiği soket.

AVC : Otomatik volum kontrolu (Volum= alçak frekans sinyalinin büyüklüğü).

AVI: Ses ve Video özelliklerinin bir arada kullanılabildiği dosyalar. Window's un Medya Aygıtı öğesi üzerinden ulaşılabilir.

AWK: Unix'in özelliklerini de taşıyan oldukça güçlü bir "yığın dilidir." Awk, Unix kabuğunun dosya işleme arabirimlerine, "C" benzeri yapısal programlama gibi bir çok ilave getirir.

Axis: Uzunluğu ölçümü veya konumların tesbiti için başvurulan sabit bir hat.

backbone   : Büyük veri kapasitesine sahip bir ağı besleyen hızlı bir hat veya bir seri bağlantıdır. 
 
backgrounds :   HTML özgün Web sayfaları hazırlamanız için beğendiğiniz resimleri arka-fon olarak kullanmanıza izin verir. HTML 3.0'ı destekleyen tüm Web tarayıcıları sayfanızın arka fonuna koyduğunuz resmi görüntüleyebilir. Bunu yapmak için BODY tanımının hemen yanına BACKGROUND tag'ını eklemelisiniz. Mesela "duvar1.gif" isimli bir resmi arka fon yapmak için aşağıdaki satır yazılmalıdır: 
 


 
 
HTML herhangi bir resmi arka fon yapabildiği gibi resim kullanmadan arka fon rengini de değiştirebilir. bunun için yine BODY'nin ardından BGCOLOR="RRGGBB" parametresini kullanmalısınız. RR, GG ve BB, kırmızı, yeşil ve mavi renklerin ne oranda karıştırılacağını gösteren Hex sayılardır. Bu sayıların her biri ondalık düzende 1'den 255'e kadar bir sayı olabilir. Örneğin arka fon rengini beyaz yapmak için: 
 
 
 
gibi bir satır kullanmalısınız. Arka fona konulmak istenen bir resim her zaman Web tarayıcı tarafından döşenecektir böylece ufacık bir resimle etkileyici arka fonlar yaratmam mümkündür. Arka fonlar konusunda daha çok bilgi sahibi olmak ve çeşitli örnekler için http://www.sci.kun.nl/thalia/guide/color/faq.html adresine bir gözatabilirsiniz. 
 
backlinking   : Backlinking geçen senenin sonlarında Lycos tarama servisi tarafından düşünülmüş zekice bir özelliktir. Hiç bir Web servisi sizi başka servislere bağlayıp sonra unutulmak istemez. Bu yüzden Lycos, sizi başka bir servise bağladıktan sonra geri dönebilmenizi sağlayan bir sistem geliştirmiştir. 
 
bandwidth     : "Bandwidth" bir aygıtın algılayabileceği elektrik frekans alanıdır. Bu terim iletişim teknolojisinde bir taşıma ölçüsü olarak kullanılır. Bu terimin Internet'teki anlamı ise belirli bir sürede ne kadar bilgi akışı sağlandığıyla ilgilidir. 
 
body       :   HTML sayfalarında kullanılır. HTML sayfalarını oluşturan kodları barındıran "Başlık" ile "Son" arasındaki bölümdür. 
 
browsers (Web tarayıcı) :  World Wide Web üzerinde dokümanların transfer edilip görüntülenmesini sağlayan programlara "browser" adı verilir. Sakın Web tarayıcıların Netscape, MS Internet Explorer ve Mosaic'le sınırlı olduğunu sanmayın. http://www.browserwatch.com adresinde bir göz atın. İstemediğiniz kadar çok ve çeşitli tarayıcıyı bir arada bulacaksınız.

BERNES LEE, TIM: Alın size bir başlangıç daha.Bu zat-ı muhterem HTML dilini ilk geliştiren ve böylece world wıde web'ide yaratan adam.Bernes Genova'da bir Fizik Labaratuarında çalışırken çalışmalarını Internet üzerinde meslektaşları ile paylaşabilmek için bir yol arıyor. Bir çok parlak icat da olduğu gibi HTML dili ve Web onu geliştiren Barnes'ın düşündüğünden daha fazla işe yarıyor.Bu gün world wıde web Internet'in en fazla kullanılan servislerinden.

 

Celeron işlemci   : Celeron, Intel tarafından üretilen ve Level 2 cache’den yoksun olan yeni bir Pentium II işlemcidir. Slot 1 ile elektriksel olarak uyumludur. Celeron, Slot 1 anakartlarına uymakla birlikte, 1000 dolar altı PC pazarında AMD, National Semiconductor Corp./Cyrix Corp. ve Integrated Device Technology (IDT) gibi Intel karşıtı şirketlerin düşük maliyetli Socket 7 işlemcileri ile de rekabet edebilecek. Celeron’un ilk örnekleri 266 MHz hızında çalışıyordu. Celeron, ham CPU gücünün ön plana çıktığı işlemlerde ya da bileşen-düzeyi benchmark’larda nispeten üstün performans sunan bir işlemci olmasına rağmen, özellikle sıradan iş uygulamalarında ya da uygulama-esaslı bazı benchmark’larda (meselâ Photoshop) “Pentium II” sıfatına yakışmayan bir yarış çıkarıyor. (Celeron’un ikinci kategorideki performansı, çoğu zaman, 233 MHz hızındaki bir Pentium MMX’den biraz daha düşük bir düzeyde seyrediyor.) Uygulama-esaslı benchmark’larda Celeron’un sergilediği bu zayıf performansın en büyük sorumlusu işlemcinin Level 2 cache’den yoksun olması. Bu eksiklik işlemciyi tabiri caizse boğuyor.

 
CGI (Common Gateway Interface)   : Web tarayıcılarının Web Hizmetçileri ile iletişim kurmasını sağlayan arabirimdir. Web tarayıcıları CGI aracılığıyla, HTML içindeki formları ve döküman kaynaklı sorgulayıcıları Web hizmetçilerinin anlayabileceği hale sokarlar. 
 
character entity   :  Standart olmayan karakterler de HTML sayfalarınız içinde yer alabilir. Böyle karakterler (veya karakter katarları) bir "&" işareti ve ":" işareti arasına yazılır. 
 
clickable map ("tık"lanabilir harita) : HTML'nin bu özelliğini kullanarak bir resmin değişik yerlerine tıklandığında kullanıcıyı bambaşka adreslere taşımasını sağlayabilirsiniz. 
 
client      : Internet üzerindeki bir sunucuya bağlanmış olan "müşteri" makinaya "client" ismi verilir. 
 
Compuserve  :   Compuserve’de America On Line gibi dünyanın en büyük on-line servislerinden biridir. Aradaki fark Compuserve'ün daha çok iş dünyasına yönelik olmasıdır. Compuserve'den Internet'in bir çok servisine metin-tabanlı bağlanabilirsiniz. Compuserve aynı zamanda Spry Inc firmasının da sahibidir. Bu yüzden Spry Inc'e ait olan Mosaic web tarayıcısının promosyonlarını gerçekleştirmektedir. Compuserve, yakında kendisi dışında Internet'e ayrı bir tarayıcıyla bağlanmak istemeyenler için Microsoft Internet tarayıcısının özel bir sürümünü destekleyecektir. Compuserve hakkında Internet üzerinden bilgi almak için http://www.compuserve.com ve http://www.spry.com adreslerine bağlanabilirsiniz. 
 
conferecing (konferans) : Web üzerinde, iki yada daha fazla bilgisayar aracılığıyla, yüzyüze, görsel ve sesli iletişimdir. Günümüzde hatların elverişsiz olması nedeniyle eş-zamanlı bir görüşme sağlamak olanaksızdır. Web'ler bu tip iletişimi sağlamak açsınıdan BBS'lerden daha elverişlidir. http://webnotes.ostech.com adresinde bu konu hakkında bir demo bulabilirsiniz. 
 
cyberspace      :    Bu kelime aslında "William Gibson"un yazdığı "Neuromancer" adlı kitapta ses görüntü ve histen oluşan sanal çevreyi tanımlamak için kullanılmıştır. Günümüzde ise "Cyberspace" dünya üzerindeki bilgisayar ağlarının oluşturduğu devasal bilgi akışını tanımlamak için kullanılıyor.

Deschutes işlemci   : Deschutes, Intel firmasının 0.25 mikron üretim teknolojisini kullanarak imal ettiği Pentium II işlemcilerin kod adıdır. (Intel’in 0.35 mikron teknolojisi kullanılarak ürettiği Pentium II işlemcilerin kod adı Klamath idi.) Mikron birimi açısından daha küçük sayıların söz konusu olduğu üretim proseslerinin önemli neticeleri arasında daha küçük kalıp ölçüleri, daha düşük güç tüketimleri ve daha az ısınma problemleri yer alır. Tüm bunların sonucu daha yüksek saat hızlarında çalışan CPU’lardır. Intel’in 333 MHz ya da üstünde çalışan tüm –masaüstü– Pentium II işlemcileri Deschutes modeli işlemcilerdir. (Deschutes’ler ilk çıktığında en düşük hızları 333 MHz [saniyede 333 milyon çevrim] idi.) Bunun yanı sıra notebook’lar için özel olarak üretilmiş olan ve 233/266 MHz hızlarında çalışan mobil Deschutes işlemciler de mevcuttur.  
 
DNS (Domain Name System)  :  Bağlanılan sunucu ismini açık Internet adresine çevirmek için kullanılan bir mekanizmadır. Internet üzerinde aynı adlı iki veya daha fazla sunucu isminin olmaması da yine DNS sistemi sayesinde gerçekleşmiştir. 
 
document (döküman)  : Bir HTML dosyasının tüm içeriğine birden döküman denir. 
 
domain name    :    Internet sitesini tanımlayan isimdir. Bir "Domain Name" noktalarla ayrılan iki yada daha çok parçadan oluşmak zorundadır. Bir makinenin birden çok ismi olabilir, fakat bu adreslerin hepsi aynı makineyi işaret eder. Ortada, gerçek bir bilgisayar olmamasına karşın bir "domain name" olabilir. Bu, İnternet'te bir Web sayfası olmasını isteyen firmalar tarafından sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Bu erişimi sağlayan firmalar genellikle "Internet Erişim Sağlayıcılarıdır. Web sayfasına gelen postalar öncelikle ana makina tarafından alınıp, sonradan yalancı "domain name"e sahip makinaya iletilir. 
 
DTD        : (Document Type Definition / Döküman Tipi Tanımı) Döküman içinde kullanılabilecek yapısal elementleri, takıları ve formları kapsayan biçimsel bir SGML tarifnamesidir.

DOWNLOAD: İşte Internet, işte paylaşım! Internet'i Internet yapan en güzel etmenlerden biri.İstediğiniz, ihtiyacınız olan her tür konu hakkında irili, ufaklı programı Internet'ten bulabilir ve kendi bilgisayarınıza çekebilirsiniz. İşte bu alanda sivrilmiş ve en "iyi"lerden biri kabul edilen download.com..İçerdiği binlerce program ile bizlere hizmet veriyor. Böyle bir yazıda ona yer vermemek olanaksızdı! 
 
e-mail (elektronik-posta) :   İnternet'e bağlı makineler birbirlerine elektronik-posta atmak suretiyle haberleşebilirler. Elektronik-postalar'a tarih, saat, gönderen kişi, postayı alması gereken kişi, ve postanın konusu mutlaka yazılmalı, sade ve anlaşılır bir dil kullanılmalıdır. 
 
EUDORA: Eudora Microsoft Windows programı için geliştirilmiş bir e-posta programıdır.Şimdiler de Web Browser adı verilen Netscape yada Internet Explorer programları Eudora'nın yaptığı işi üstlenmiş durumda.Ama yalnızca e-posta kullanıcak olanlar için bu gelişmiş programları edinmek kuşkusuz gerekli değil. Download.com gibi web site larından bulabileceğiniz Eudora ile kolayca e-posta atabilir, size gelen e-postaları cevaplandırabilirsiniz.  
footer  :     HTML dökümanının "dip" bölümüdür. Bu bölümde genellikle tarih, yapımcı ve döküman hakkında bilgiler bulunur. 
 
forms   :       HTML sayfalarında Web servisine bağlanan kullanıcıdan Web tarayıcısı sayesinde bilgi almak için kullanılır. Daha sonra bu bilgiler sunucu makinede kurulu olan özel bir programla değerlendirilir. Web sayfaları üzerinde formlar yaratmak için CGI programlamayı bilmek gerekir. CGI hakkında daha çok bilgi edinmek için http://the-inter.net/www/future21/html.html sayfasına bir göz atabilirsiniz. Bu adreste Web sayfası yaratmak ve CGI ile formlar yaratmak hakkında güzel bilgiler bulacaksınız. 
 
ftp      :   File Transfer Protocol sadece bir protokol değildir, bu protokoll Internet üzerinde veri yollamanın ve almanın en çok kullanılan biçimidir. FTP kullanılarak başka bir Internet sitesine "login" olunur ve buradaki dosyalara "site sorumlusu"nun hak tanıdığı kadar erişim sağlanır.

FINGER: Amerikalılar yaptıkları programlara hiç düşünmeden garip isimler verebiliyorlar. İşte Türkçe karşılığı "parmak" olan finger; windows işletim sisteminde kullanılan bir program. Internet üzerinde sorgulama yapmak için kullanılıyor. Finger programını kullanarak e-posta adresi olan biri hakkında yada bir sistem hakkında bilgi alabiliyorsunuz. 
 
FIREWALLS: Ne acıki Internet'te kötü niyetli insanlarda var. Kendilerine "hacker" adı veren bu insanlar bilgisayar sistemlerine girip her şeyi alt üst etmeyi iş edinmişler. İşte bilgisayar sistemlerini bu gibi kötü niyetli kişilerden korumak için kullanılan programlara firewalls adı veriliyor. Fakat tam anlamı ile güvenli değiller. Firewall'u delmeye kafaya koymuş bir hacker gerçekten yetenekli ise bu güvenlik sistemlerinde bir zayıf nokta bulabilir.Internet'te güvenlik en çok tartışılan konulardan biri. Çok daha güvenli sistemler çıkana kadar biz de firewall'lara güvenmek zorundayız. FTP: World wide web servisi icat edilmeden önce Internet'te en fazla kullanılan servis FTP idi. " File Transfer Protocol"un baş harflarinden oluşan FTP ; başka bir bilgisayardan kendi bilgisayarınıza dosya çekmek yada tam tersi kendi bilgisayarınızdan başka bir bilgisayara dosya göndermek için kullanılır. WWW ile biraz gözden düşen FTP halen en fazla kullanılan servislerden biri. WWW ye göre dezavantajı grafik arabirimi içermemesi ve kullanımının biraz daha zor olması. Avantajı ise yalnızca metinden oluştuğu için hızlı olması. CuteFTP gibi Windows işletim sistemi üzerinde çalışan FTP programları ile artık kullanımı daha kolaylaşan FTP pek vazgeçilebilecek bir servis değil.  
gateway    :   Gateway, teknik olarak aynı türden olmayan iki protokol'ün anlaşmasını sağlayan donanım yada yazılım anlamına gelir. Örneğin Compuserve'ün kendi mesaj formatı ile Internet e-mail formatı arasında değişimi sağlayan bir "geşiç kapısı" vardır. Ama bu terim Internet üzerinde genellikle, bir sistemden diğer bir sisteme geçiş sağlayan bir mekanizmayı anlatır. 
 
GIF       : Graphics Interchange Format, grafik dosyalarını sıkıştırmak ve böylece veri aktarma zamanından tasarruf etmek amacıyla Compuserve tarafından yaratılmış bir grafik formatıdır. Web dökümanlarında sık sık kullanılır. 
 
Gopher    : Internet üzerinde hypertext kullanmadan değişik menülerdeki materyallere ulaşmayı sağlar.

Grafik Kartları    : Ekranda olusaçak görüntü; işlemci ile monitör arasinda bir arabirim olan grafik karti tarafindan toplanir.Bilgisayarin olusturdugu bilgiler, grafik karti tarafindan monitöre video sinyali olarak göderilir.

Dört ana bölümden oluşur :

*Ekran bellegi.

*video denetleyici.

*Video Ram.

*Karakter üreteci.

Grafik kartları çözünürlük ,renk ve hızlarına göre ayrılır.

grafikler      : Daha büyük olmaları ve yavaş yüklenmelerine rağmen grafiklerin görsel çekiciliği her zaman web servislerini onları bolca kullanmaya itmiştir. Günümüzde Internet üzerinde sıkça kullanılan ve güçlü sıkıştırma algoritmalarına sahip iki grafik formatı vardır: GIF ve JPEG. Grafikler hakkında ipuçları istiyorsanız bir UseNet haber grubu olan comp.infosystems.www.authoring.images adresine bağlanabilirsiniz 
 
groupware   : Aynı bilgiler üzerinde çalışan, aynı binada, odada veya ağ üzerinde çalışan bir grup insan için tasarlanan programlara denir.

GOPHER: Gopher' da bir diğer arama servisi.Archie gibi Gopher'ıda e-posta ile kullanabiliyorsunuz. Archie göre kullanımı daha kolay olan Gopher'a aslında grafik ara birimi olmayan WWW de denebilir. Aradığınız bilgiyi bulmak için menüler kullanıyorsunuz. Bütün bilgiler kategorize edilmiş durumda. Örneğin "Mona Lisa" tablosu ile ilgili bir araştırma yapıyorsanız "Arts" menüsüne bakıyor ve gittikçe dallanarak sonuca ulaşıyorsunuz.

Haber Grupları: Internet'in en fazla ilgi çeken servislerinden biridir. Aynı konularla ilgilenen insanların bir araya gelerek oluşturdukları haber gruplarını kullanarak sizde ilgilendiğiniz konular hakkında sohbet edebilir bilginizi paylaşabilirsiniz. Dünyanın her yerinden değişik insanlarla tanışma fırsatı veren bu gruplara her gün yenileri ekleniyor. 
 
HTML:"Hyper Text Markup Language"in kısaltması. Html, World Wide Web sayfalarının oluşturulmasında kullanılan bir dildir. Html diğer bilgisayar dillerine kıyasla öğrenilmesi çok daha kolay olan bir dildir. Bu kolay öğrenilebilirliği sayesinde bilgisayar dilleri ile hiç bir ilgisi olmayanların dahi www sayfası yaratmasına izin vermiştir. Belki de WWW nin bu kadar çabuk gelişmesinde en önemli rol Html dilinin kolaylığıdır. Html yazmak için çok kullanışlı programlar olsa bile Ms-dos un editoru gibi her hangi bir editorle de Html kodu üretilebilir. geçen yıllar içerisinde HTML dili de kendini yeniledi. Artık MS Internet Explorer ve Netscape Comminacator Dynamic HTML dilini destekliyor.

heading (Başlık)     : HTML dökümanlarında genellikle yazının başlığının ve genel tanımların bulunduğu bölgedir.

vetakıları arasına yazılır. 
 
HotJava      : Sun MicroSystems tarafından tasarlanmış Mosaic-tipi web tarayıcılarına alternatif olarak tasarlanan yeni bir Java destekli web tarayıcısıdır. Özellikle "etkileşimli" web sayfaları geliştirmek isteyenler için tasarlanan bu tarayıcının yapımı henüz bitmemiştir. 
 
HTML zaman zaman bir programlama dili olarak nitelendirilir fakat bu yanlıştır. HTML sadece sayfanın oluşturulması için bazı biçimleri ve eklentileri içerisinde barındırır, bu yönüyle HTML bir dil olmaktan çok masaüstü yayıncılığa daha yakındır. Günümüzde HTML sayfalarının kolayca oluşturulabileceği editörler mevcuttur. HTML hakkında profesyonel bilgi için 40 ülkeden 5.000 üyesi olan HTML yazıcıları derneğine http://www.synet.net/hwg/ adresinden ulaşabilirsiniz. 
 
HTML sayfalarını uzun uzun yazmak istemiyor yada ilginç görünümlü bir koleksiyon görmek istiyorsanız http://the-inter.net/www/future21/html.html adresine mutlaka bağlanın. 
 
HTTP Internet üzerinde HTML sayfalarının aktarılması için "HyperText Transport Protocol" isimli standart bir protokol kullanılır. Hiç şüphe yok ki World Wide Web üzerinde ençok kullanılan (ve en önemli) protokoldür. 
 
hypermedia    : Az kullanılan bir terimdir. Metin, grafik, ses, hareketli görüntü gibi Internet üzerinde iletişimi mümkün olan her türlü medyayı ifade eder. 
 
hypertext     : HyperText, dökümanları biçimlendirmek, resim eklemek, bağlantılar yaratmak için kullanılan methotdur. 
 
hypertext link / hyperlink  : HTML sayfasında bir takı (tag) kullanılarak başka bir dosya ile oluşturulan bağlantıdır. 
 
imagemap    : Imagemap bir çok bağlantı barındıran bir grafiktir. Bu grafik değişik yerlerine basıldığında sizi farklı URL adreslerine veya bağlantılara götürecek biçimde bölümlenmiştir. Böyle bir tekniği gerçekleştirmek için öncelikle ilgili GIF dosyasını yaratmalı sonra da "harita dosyasını" yaratmak için http://www.boutell.com.mapedit/ adresinden bulabileceğiniz MapEdit gibi bir program kullanmalısınız. Bu tip programlar CGI dilini kullanarak görüntünün içine değişik bağlantılar yerleştirir. 
 
InfoMarket     : IBM'in sahibi olduğu bedava (şimdilik) ve oldukça etkileyici bir arama servisidir. Bu servise http://www.infomkt.ibm.com adresinden ulaşabilirsiniz. 
 
Interlaced GIF'ler   : Normal bir GIF resmi HTML sayfası yüklenirken yukarıdan aşağıya doğru yüklenir. Eğer GIF veya JPEG formatındaki resminiz "Interlaced" özelliğine sahipse. HTML sayfanız yüklenirken kademe kademe, çözünürlüğü gittikçe artarak görülecektir. Böyle GIF dosyaları kullanıcıya, dosya daha hızlı yükleniyormuş hissi verir. (Aslında daha hızlı yüklenmez, sadece bir göz yanılmasına neden olurlar.) GIF'lerinizi bu formatta kaydetmeniz aynı zamanda kullanıcıya nasıl bir resmin yükleneceğini önceden bilme şansı verir. 
 
IP : 1. Internet Protocol - Internet'in temel işletme protokolüdür. 
2. Internet Provider - yada Internet Access Provider. Kendi servisleri üzerinden başka kullanıcıları Internet'e bağlayan, genellikle ticari amaçlı kuruluşlardır. 
 
IP address   : Internet üzerindeki her makine sadece bir tane IP numarasına sahip olabilir. Buna karşılık kullanıcıların servis isimlerini daha rahat hatırlamaları için makinelere bir yada daha fazla "Domain Name" atanabilir. IP adresi noktalarla bölünmüş 4 sayıdan oluşur. (Örnek: 194.72.183.106)

IRC: " Internet Relay Chat" in kısaltması. IRC ler dünya üzerindeki bütün Internet kullanıcıların biraraya gelerek gerçek zamanda sohbet ettikleri yerlerdir. IRC servisi veren bir adrese bağlandığınızda çeşitli konu başlıkları altında açılmış odalar görürsünüz. Sizi ilgilendiren bir oda gördüğünüzde hemen girip sohbete katılabilir yada kendiniz bir oda açabilirsiniz, hem de istediğiniz her konuda! 
 
IP: "Internet Protocol" ün kısaltması. Herkesce kabul edilmiş bir adresleme sistemi. Merkezi ABD de olan GSI adlı kuruluş tarafından verilen IP adresleri sayesinde aynı adresin birden fazla makinaya verilmesi önlenmiş oluyor. Www.xy.com gibi harflerle ifade dilmiş bir adres aslında rakamlardan oluşur, örneğin 195.174.54.34 gibi. Buradaki ilk iki rakam aynı telefon sisteminde kullanıldığı gibi alan ülkelerin alan kodlarını ifade ediyor.195.174 Türkiyenin alan kodu. Bunun gibi her ülkenin ayrı alan kodu var. Bu sayede bir makinaya verilen adres başka bir makinaya verilmiyor. 
 
INTRANET: Ofis içi Internet olarak adlandırılabilir. Internet'in çok kullanışlı olması sonucunda ofislerde de Internet teknolojilerinin kullanılması düşünülmüş ve ortaya Intranet kavramı çıkmış. 
 
INTERNET SERVİS SAĞLAYICILAR:Internet servis sağlayıcılar bizim Internete bağlanmamızı sağlayan şirketler. Genelde bir yada bir kaç ana makina üzerinden birden çok modem ve telefon hattıyla hizmet veren bu firmalar sürekli olarak Internet ile bağlı durumda kalırlar ve pek tabi size sundukları bu hizmet karşılığında cüzdanınızı hafifletirler! 
 
INTERNET EXPLORER: Mıcrosoft'un Web Browser'ı . Internet Explorer ile web sayfalarını alabilir, Ftp yapabilir, e-posta atabilir, haber gruplarına üye olabilirsiniz. 3.0 versiyonu ile kullanıcı sayısına oldukça artıran Internet Explorer Netscape'in Navigator'unun en büyük rakibi. 
 
Java      : Sun Microsystems'in yarattığı kolay kullanılır, güvenli, nesneye dayalı ve güçlü bir programlama dilidir. HTML dilinin eksiklerini kapamaya yöneliktir. Bu dil Netscape 2.0 veya Sun Microsystems'in HotJava web tarayıcısıyla görüntülenebilir. Ayrıca bir derleyiciye gerek yoktur. Dil hakkında daha çok bilgi ve örnekler için http://java.sun.com adresini deneyin. 
 
JPEG    : Joint Photographic Experts Group sözcüklerinin kısaltılmasından meydana gelen grafik formatıdır. Çözünürlüğü ve renk sayısı çok fazla durağan grafikleri yüksek oranda sıkıştırıp saklayabilen bir formattır. JPEG formatı grafik dosyalarında sıkıştırma yaparken "tolerans oranları" kullanır. Bu oranlar dosyanın gerçeğe yakınlık derecesini belirtir.

Klavye   : Klavye, bilgi girişi yapilan en yaygin girdi aygitidir. Klavyeler genelde bir daktiloya benzemektedir. Klavyeler cok cesitli olsalarda birbirlerine benzerler. F ve Q klavye olarak 2’ye ayrilir. Ençok kullanilan klavye Q klavyedir. Q klavyede türkce karakterler bulunmasina ragmen ingilizce yazima daha uygundur. F klavye ise türkçe yazim karakterlerine cok uygun olup daha once daktilo kullanip sonradan bilgisayara gecenlerin tercihidir.

 

link (bağlantı)     : HTML bağlantıları döküman içinde sizi başka bir konuma, aynı serviste başka bir dosyaya veya bambaşka bir servise yollayabilir. Not: Bağlantılar genellikle mavi ve altı çizili metinden oluşur. 
 
listserv     : Çok kullanılan bir e-mail programıdır. Kullanıcılara posta listeleribe abone olma, katkıda bulunma ve çıkma şansı verir. 
 
Lycos       : Altavista tarafından zirvedeki yeri tehdit edilen Lycos, popüler web tarama servislerinden biridir. Lycos "backlinking (bkz. backlinking)", java animasyon desteği, 8 milyon URL adresi ve her ay eklenen 700.000 yeni adres ile çok güçlü bir veritabanı oluşturmaktadır. Siteye http://www.lycos.com adresinden ulaşabilirsiniz. 
 
mailinglists  : Belirlibir Internet posta listesi arıyorsanız http://catalog.com/vivian/interest-group-search.html adresindeki arama özelliğine de sahip listeye bakabilirsiniz.

 

MainBoard (Ana kart )   : Ana kart, fiberglast tan yapılmış, üzerinde bakır yolların bulunduğu, genellikle koyu yesil bir levhadır. Ana kart üzerinde , mikro işlemci,bellek,genişleme yuvaları,BIOS ve diger yardımcı devreler yer almaktadır.Yardımcı devrelere örnek sistem saatidir.

Ana kart tüm sistemin temelidir. Diger kartlar ( I/O kartı,grafik kartı,vb.) ana kart üzerindeki genişleme yuvalarına takılır. “All in one” olarak adlandırılan bazı kartlar, kontrol kartı ve grafik kartını da kendi üzerlerinde taşımaktadır.

Ana kartlar üzerlerindeki veri yollarına görede isim alırlar. Örnegin : VESA local bus, ISA industry standart Architect ve PCI veri yolu .

 

majordomo     : En çok kullanılan e-mail programıdır. Kullanıcılara posta listelerine abone olma, katkıda bulunma ve çıkma şansı verir. 
 
map      : Web tasarımında kullanılan, yüklenen grafiğin belirli bölgelerine basıldığında değişik bağlantıları çağırmak için kullanılan sistemdir. 
 
markup language   : Internet üzerinde dökümanlara biçim kazandırmak üzere hazırlanmış mark-up karakterlerini deşifre eden dile denir. Bilgisayara okunan dosyanın ekranda nasıl biçim alması gerektiğini anlatır. HTML Web sayfaları hazırlamak için geliştirilmiş bir mark-up dildir.

 

Mikro İşlemciler   : Mikro işlemciler kisaca CPU ( central Processing Unit / merkezi işlem birimi ) olarak adlandirilir. Bilgisayarin en onemli ogesidir. Bu nedenle beyine benzetilir. Bilgisayarin yapabilecegi tum komutlari verir. Tum hersey her birimi yönetir.

Mikro işlemcinin belirli zamanlarda ne yapacagini ise, klavye ,mouse gibi cevre birimleri yoluyla bilgisayar kullanicisi belirler. Kullanicinin komutlarini anlayan ,yorumlayan ve bu yoruma göre işlem yaparak kullanicinin istegini gercekleştiren mikroişlemcidir.

Günümüzde bir Mikroişlemcinin yaptigi işi , eskiden yüzlerce eleman (Transistor direnc vb.), büyük bir levhanin üzerinde bir araya gelerek yaparlar. Bu durum hem yer hemde işlem hizi bakimindan büyük sorunlar dogmaktadir. Bilgisayar teknolojisindeki gelişmeler, bir zamnlar büyük bir levha üzerine yapilan yüzlerce devrenin yaptigi işi tek bir devrenin (integrated circuit/tümbileşik devre ) yapilanmasini saglamiştir. Bu devreler yonga olarak adlandirilir.Gelişmis bir mikro işlemciyi oluşturan yonga, yaklaşik üç milyon yada 6 milyon transistörden oluşuyor.

Örnek bir mikroişlemcinin özellikleri :

PENTIUM mikro işlemci :

*Üretim teknolojisi : Son ğeliştirilen yarı iletkenlerden 0.8 mikronluk BICMOS ve CMOS silikon teknolojisi ile üretilmiştir.

*Yapısındaki Transistör sayısı : 3.1 milyon

*Saat hızı : 60,66,75,90,100,120,133,150,166,200,233 MHz lerde.

*Veri yolu : 64 bit

*Adres yolu : 32 bit

*Pin Sayısı : 273

*Üstün mimari (super scalar architecture)

-2 kanallı işlem birimleri

-Paralel işlemciler icin tek saat

*8 KB’lik data önbellegi, 8 KB’lik kod ön belleği

*Gelişmiş dizayn (Advanced desing features )

*Çoklu mikroişlemci kullanim alt yapisi (Multi processor support )

*Dahili hata kontrol (Internal Error Dedection )

-İşlem hatalarının check edilmesi

-Kendi kendini test eder (Built-inself test )

-Eşlik bit’i ile hata bulma

*Komut uygulama zamanının degiştirilmesi (Improved Intsruction Execution Time)

*İşlemlerin izlenmesi

Veri Yolları (DATA BUS) :

Pc’de bütün işlemler mikro işlemci tarafindan yapilmaktadir. Bu işlemler icin

Kullanılacak veriler,Mikro işlemciye veri yolu adı verilen elektronik kanallardan gelmektedir. Çeşitli, veri yolu standartları :

ISA (Industry Standart Arcitecture/ Endustri Standartı Mimarisi ):

Standart 8 bitlik veri yoluna, 8 veri itini ve ek adres bitlerini iceren bir yol ilave edilmistir.ISA veriyolunun bu şeklide 8 bit yerine 16 bir iletilebilmesi saglanmiştir.

EISA (Enhanced Industry Standart Arcitecture / Geliştirilmiş Endustri Standarti mimarisidir ):

EISA 32 bit gercek veriyoludur. Mikro işlemci ile gercek 32 bit alişveriş yapabilmektedir.Artan performas kendini EISAVGA kartlarda gösterir.

MCA (Micro Channel Arhitecture /Mikro kanal mimarisi ):

MCA 32 bitlik bir veriyoludur. Buı standart sadece IBM PS/2 lerde kullanılır. IBM harici hiçbir standarta uygun degildir.

VESA (Video Electronics Standart Association / Video Elektronik Standartlar Derneği ):

VESA tarafından hazırlanan bir veriyolu standartidir. Bu standart VL Bus (Vesa Local Bus ) adıyla da anılmaktadır. Yerel veri Yolları anakart üzerinde mikro işlemciye doğrudan baglıdır. Mikro işlemci ile veriyolu arasında arabirim elamani olmaması iletişimi hizlandırıyor.

PCI ( Peripheral Component Interconnect ):

VESA ya rakip olarak üretilen bir yerel veriyolu standartıdır.PCI bir denetleyici ve hızlandırıcıdan oluşmaktadır. Bu hızlandırıcı yardımı ile tampon bellekteki veriler çevre birime yollanırken aynı anda bellekten yeni veriler alınır. Mikro işlemciden bagımsız calışmaktadır.

 

metacharacter    : HTML dosyası içinde özel bir durumu gerçekleştirmek için kullanılan karakterlerdir. Bu karakterler parantez "( )", ve "&", diyez "#" ve noktalı virgüldür";". 
 
MIME (Multipurpose Internet Mail Extensions) : Internet üzerinde postalara grafik, sıkıştırılmış dosya gibi dökümanların iliştirilmesini sağlayan standarda verilen addır. MIME sayesinde bir postaya eklenen metin tabanlı olmayan (örneğin sıkıştırılmış bir dosya) bir dosya, ilişkisi bulunan program vasıtasıyla görüntülenir.

 

MMX ve MMX2   : MMX, tümü multimedya ve komünikasyon işlemlerine yönelik olan ve 1997 yılı Ocak ayında x86 komut kümesine dahil edilen 57 yeni komuttan ibaret bir komut kümesidir. Bu komutları bir çeşit kestirme yol olarak düşünebilirsiniz; evvelden ancak çok sayıda komutla gerçekleştirilebilen bir operasyon MMX komut seti sayesinde tek bir yeni komutla yürütülebilmektedir (Pentium ve Pentium II tabanlı sistemlerde, Pentium Pro’larda değil). Bu komutlar, multimedya ve komünikasyon uygulamalarında daha üstün bir performans sunmak için SIMD (Single Instruction, Multiple Data–Tek bir komut, birden fazla veri) olarak bilinen bir teknik kullanırlar. SIMD metodunda tek bir komut paralel olarak birden fazla veri parçası üzerinde çalışır. Örneğin, tek bir MMX komutu ile, sekiz (maksimum rakam) adet tamsayı çifti birlikte, paralel olarak (aynı anda) toplanabilir. Buradaki paralel çalışma sırasında 64 bit’lik register’lar kullanılır. Bu register’lar, işleme bağlı olarak, sekiz adet 8 bit’lik byte’lar, dört adet 16 bit’lik word’ler, iki adet 32 bit’lik double (ikili) word’ler ya da bir adet 64 bit’lik quad (dörtlü) word’ler olarak tanımlanır. MMX standardını ortaya koyan Intel’in, MMX teknolojisinin rakip firmaların işlemcilerinde de kullanılabilmesine izin vermesi günümüzde neredeyse tüm bilgisayarların MMX-yetenekli olmasını sağladı.

Intel’in MMX2 teknolojisi ise açılış galasını 1999 yılının başlarında Katmai işlemcisi ile yapacak. En azından bilgi işlem endüstrisinde tahminler bu yönde ağırlık kazanıyor. MMX2, bir işlemi eş zamanlı olarak kayan-noktalı (floating-point) veri parçaları üzerinde yürütebilen 70 yeni komut içeriyor (böylece toplam komut sayısı 127 olacak). Endüstri analistleri, MMX2’nin yeni 3D grafik işlemcileriyle (örneğin Intel’in i740 çipi) birlikte kullanılması halinde, masaüstü PC’lerin RISC tabanlı iş istasyonlarıyla rekabet edebilir bir performans sunacağını ifade ediyorlar.

 

Monitör   : Monitörler, çoğu zaman ekran olarakta bilinen,ğörüntüleri oluşturan,içeren ve sunan bir araçtır. Bilğisayarların çoğunda katod ışınlı monitörlerin görüntü oluşturma mantigi TV ile aynidir. LCD - Liquid Crystal Display - ve gaz plazma monitörler ise daha hafif ve az yer kapladiklari icin,çogunlukla taşinabilir sistemlerde kullanilirlar. Monitör,grafik kartlari ile bilgisayarin temel görüntü sisteminin bir parcasidir.

 

Mosaic    :  NCSA tarafından tasarlanan Machintosh, Windows ve Unix ortamlarının tümünde birden çalışabilen ilk Web tarayıcısıdır.

 

Mouse ( Fare )   : Klavyeden sonra, bilgisayarlarda kullanılan en yaygın girdi aygıtıdır. Bilgisayar programlarinin özellikle windows altında çalışanları mouse gereksinimi duymaktadır.Burada icon adı verilen resimsel sembollere kliklenerek iconun ait oldugu program calısmaya başlar. Mouse muhendislikte ve herturlu grafik tasarim programlarinda oldukca sık kullanılır.

Yaygın olarak iki tip mouse kullanilir .Mekanik ve optik olarak ikiye ayrilir. En fazla mekanik mouse kullanılır. Butip mouse da alt tarafta bir delik bulunur ve bu deligin icersinde yuvarlanan bir top vardır. Bu top iki adet silindire deger ve bunlari mouse un gittigi yere göre döndürür. Silindir üzerinde delikli bir daire vardır. Bu daire bir alıcı bir verici iki adet foto diyot arasında bulunur. Delikler silindirle beraber hareket ettigi icin yukarı ve asağı yönü belirler mouse un her hareketini bu sekilde algılar.

Optik mouselar ise , mouse un altına konan “pad” e benzer bir yüzey üzerinde fare hareket ettirildiğinde, Yüzeyden ışık yansıtılır,bu ışıga göre fare bulunduğu noktayı anlar ve bu bilgiyi bilgisayara yollayarak okun hareketini saglar.

Fareler genelde Pc’nin seri portuna takılarak kullanılır.Farelerin seri porta takılması 3 sekilde olmaktadır. IBM PS’ fareler 6 pin mini-DIN konnektör, standart Pclerde ise fareler 9 pin ( DB9) ve 25 pin (DB25) konnektörler kullanmaktadır. Farelerin sisteme tanıtılması için bir yazılım gerekmektedir. Bu yazılım fare ile birliktedir.

 

Mpeg    : Hareketli görüntüleri 200:1 oranına kadar sıkıştırmaya yarayan oldukça etkili bir grafik formatıdır. Format sadece bir sonraki karedeki değişen pixelleri gözlemlediğinden sıkıştırma oranı durağan görüntülerde daha da artmaktadır. Motion Pictore Experts Group tarafından geliştirilen format PC'lerde oldukça çok kullanılmaktadır. 
 
NCSA     : Mosaic web tarayıcısının yaratıldığı akademik bir kuruluş olan National Center for Supercomputer Applications'un kısaltılmışıdır. 
 
Netscape    : Netscape firmasının bir ürünü olan Netsace Navigator NCSA tarafından geliştirilen Mosaic'in temelleri üzerine kurulmuştur. Şu günlerde 32 Bit sürümündeki Java eklemesiyle ve her sürümünde gelen yeniliklerle en çok aranan Web tarayıcısı durumuna gelmiştir.  
Mosaic'in asık yaratıcısı olan Mark Andreessen NCSA firması tarafından kiralanarak Netscape'i yarattı. Firma ismini Netscape Communications Co. olarak değiştirip halka açıldı ve her biri milyarder oldu. Firma aynı zamanda Web sunucusu olmak isteyenler için de yazılım pazarlıyor. NCSA'ya bağlanıp Netscape'in son sürümünü edinmek için http://home.netscape.com/adresine bağlanın. 
 
NETWORK COMPUTER: Kısaca NC diyebileceğimiz network computer aslında yeni çıkmış bir kavram değil. PC ler icat edilmeden önce güçlü makinalara bağlanan terminaller vasıtasıyla bütün işler gerçekleştiriliyordu. PC lerin yaygınlaşması ile bu sistemden vazgeçildi taki Internet bu kadar yaygınlaşana kadar. Günümüzde NC lerin yeniden gündeme gelmesinin sebebi sırf Internet'e bağlanmak için binlerce dolarlık PC lere ihtiyaç olmaması. Fiyatı 400-500$ olan NC lerle Internete bağlanabilirsiniz. Fakat NC lerin de dezavantajları var. Mesela Hard Diskleri yok. Bunun için tüm verileriniz sizden kilometrelerce ötedeki servis aldığınız şirketin bilgisayarında sizin için ayrılmış bölümde duruyor. İnsanların bu duruma alışıp alışamayacağı şimdilik bilinmiyor. Microsoft gibi bütün pazarı Pclere baplı olan firmalar - her ne kadar destekler görünseler de- NC ye karşılar. PC-NC savaşının galibi sanırım önümüzdeki 3-4 yıl için de ortaya çıkacak.

OMURGA:Evimizden yada işyerlerimizden Internete bağlanmak istediğimiz zaman telefon hatlarını kullanarak servis sağlayıcı kurumlara bağlanıyoruz. Peki servis sağlıyıcımız nereye bağlı? İşte servis sağlayıcınızda Internet bağlantısının devamlı açık olduğu omurgaya bağlı. Türkiyede İstanbul-Ankara-İzmir arasında bir omurga var.Ayrıca yurt dışı içinde Ankara ve İstanbul başka omurgalara bağlı. Türkiye de omurga Turnete aitken yabancı ülkeler de özel şirketler kendi omurgalarını kurup kullanıcılarına servis verebiliyorlar.

Perl   : Unix altında CGI programlarına alternatif olarak çıkan güçlü bir programlama dilidir. 
 
POP (Post Office Protocol) : Herhangi bir SLIP, PPP bağlantı sağladığınızda genellikle bir POP hesabınız olur. Bu hesap postanızı atmak için e-mail programınızı kullanmanızı sağlar. Kısaltmanın diğer bir açılımı ise Point of Presence'dir 
 
port address     :TCP/IP tabanlı uygulamalar hattın diğer ucundaki bilgisayarla konuşmak için belirli bir port adresi kullanırlar. Port adresi, içinde verilerin nereden alınıp nereye verileceğini kesin olarak saptayan bir mekanizma barındırır. 
 
PPP (Point to Point Protocol)   : Modem aracılığıyla seri bağlantılar gerçekleştirmede kullanılan yeni bir protokoldür. SLIP protokolüne göre hata düzeltme ve sıkıştırma özellikleri daha gelişmiş olduğundan bu protokolden %5-10 daha hızlıdır. Çoğu Web tarayıcısı PPP veya SLIP bağlantısı istemektedir. 
 
protocol    : Protokol, iki bilgisayarın birbirlerine veri yollarken izledikleri biçim, veri aktarma formudur. Protokoller bilgisayara alt düzey kodlar yollayarak iki makine arasındaki iletişimi sağlar.

Ram   : SDRAM’in ortaya çıkıp tozu dumana katmasının ardından ortalık sakinleşmeye başladı gibi. Kendi kendimize, “Acaba gelecek büyük RAM dalgası ne?” diye sormaya başladık bile. Sanırım teknolojinin ultra hızlarda gelişmesine alıştık, bunu artık eskisi kadar yadırgamıyor ve anında sırada neyin olduğunu merak etmeye başlıyoruz. Teknoloji ve insan etkileşimi dedikleri şeyin bir yansıması da bu olsa gerek. Neyse, biz en iyisi, adaptasyon süreci üzerinde silikon çiplerin etkisini sorgulamayı bir kenara bırakalım ve gelin bu ay hangi sorulara cevap aramışız hep birlikte ona bakalım.

DRAM, Dynamic Random Access Memory (Dynamic RAM–Dinamik Rasgele Erişimli Hafıza) için bir kısaltmadır. (“Rasgele Erişim” ifadesi, bilgisayarın işlemcisinin, hafızanın ya da verinin tutulduğu bölgenin herhangi bir noktasına –direkt olarak– erişebileceğini belirtmek için kullanılır. IBM bir ara “random access” yerine “direct access” [doğrudan erişim] ifadesini kullanmayı tercih ediyordu.) Bu tür hafızalar veriyi tutabilmek için sabit bir elektrik akımına ihtiyaç duyarlar, bu yüzden depolama hücrelerinin her saniyede yüzlerce kez (ya da her birkaç milisaniyede bir) tazelenmesi –yani elektronik yüklerle yeniden yüklenmesi– gerekir. DRAM’in doğasındaki “dinamiklik” işte buradan gelmektedir. DRAM, her bit’i, bir kondansatör ve bir transistörden oluşan bir depolama hücresinde tutar. Kondansatörler, depolamış oldukları elektriksel yükü çok çabuk kaybetme eğilimindedirler. Bu da elektronik tazeleme ihtiyacını doğurur.

SRAM (Static RAM), DRAM’den daha hızlı ve daha güvenilir olan (ama onun kadar yaygın olmayan) bir hafıza çeşididir. SRAM’lere statik denmesinin sebebi, DRAM’lerin ihtiyaç duyduğu tazeleme operasyonuna ihtiyaç duymamalarıdır; çünkü elektronik yükü orijinal konumunda tutan bir depolama hücresi esasına (ki bu DRAM’in yöntemidir) dayanmayıp, akımın belli bir yönde sürekli taşınması prensibini esas alarak çalışırlar. SRAM’ler –genellikle– sadece ön hafıza (cache) olarak kullanılır. Bunun altında iki temel sebep yatar. SRAM’lerin üretim maliyetlerinin DRAM’lerinkine oranla çok daha yüksek olması birinci sebebi teşkil eder. İkinci temel sebep olarak ise SRAM’lerin DRAM’lerden çok daha hızlı olması gelir. DRAM’ler minimum 60 nanosaniyelik erişim sürelerini (access time) destekler; bu süre SRAM’ler söz konusu olduğunda ise 10 nanosaniyeye kadar düşer (1 nanosaniye = 1 saniyenin milyarda biri). Ayrıca SRAM birbirini izleyen iki erişim arasında duraklama ihtiyacını hissetmezken DRAM’in iki ardışık erişimi arasında bir bekleme süresi vardır. Bu yüzden SRAM’in devir süresi (cycle time) de DRAM’in devir süresine nazaran çok daha kısadır.

EDO RAM (Extended Data Out[put] RAM) temel olarak bir DRAM çeşidi olmakla birlikte standart DRAM’den daha hızlıdır. EDO RAM’den bazı kaynaklarda EDO DRAM (Extended Data Out[put] Dynamic Random Access Memory) olarak da söz edilmektedir. EDO RAM (ya da EDO DRAM), bir seferde sadece bir veri bloğuna erişebilen standart DRAM’den farklı olarak, bir hafıza (ya da veri) bloğunu işlemciye gönderdiği sırada bir sonraki veri bloğuna erişme işlemini de başlatabilmektedir. Bu da onun standart DRAM’den yüzde 10 veya 15 daha hızlı olmasının yolunu açar. Çünkü, yukarıda standart DRAM’i anlatırken sözünü ettiğimiz “ardışık iki erişim arasındaki bekleme süresi”nin hız üzerindeki olumsuz etkileri, RAM’in CPU’ya veri gönderirken aynı anda bir sonraki veri bloğuna da erişme teşebbüsüne başlaması ile azalmakta ve veri aktarım performansı doğal olarak yükselmektedir. Yani EDO RAM sayesinde veri transferinin senkronizasyonu işlemi, sıradan RAM’lerle yaşanan duruma göre daha süratli ve daha kolay yürütülebilmektedir. Bunun neticesinde EDO RAM’lerin erişim süresi 50 nanosaniyeye kadar düşebilmektedir. EDO RAM hem SIMM hem de DIMM modüllerde kullanılabilir. Standart DRAM ise –genellikle– sadece SIMM modüllere sahip olan PC’lerde bulunmaktadır. Bir ya da iki yıl evveline kadar üst seviye PC sistemlerinin RAM seçimi EDO idi. Ama önce Pentium MMX sonra da Pentium II çağının başlangıcı ile EDO gelişmiş sistemlerin yüksek hafıza performansı taleplerine cevap veremez oldu.

Yeni bir DRAM türü olan SDRAM (Synchronous DRAM–senkronize DRAM), geleneksel hafıza çeşitlerinin sunduğu hızlardan çok daha yüksek saat hızlarını (100 MHz’yi, hatta daha da üstünü) desteklemektedir. SDRAM, sistem veriyolu ile aynı frekansta çalışır ve CPU’dan talep geldiği zaman otomatik olarak senkronizasyonu sağlar. (Sistem veriyolu [system bus], işlemciyi ana hafızaya bağlayan veriyoludur. Bazı kaynaklarda kendisinden işlemci veriyolu [CPU bus] veya kontrol veriyolu [control bus] olarak da söz edilmektedir.) SDRAM ile sistem saati arasında tesis edilen bu senkronizasyon sayesinde, veri erişimi ve tazeleme sırasında, CPU’nun boş boş oturup hafızanın kendisine yetişmesini beklemek zorunda kalması sonucunda oluşan zaman kayıpları minimuma düşürülmektedir. SDRAM teknolojisinin CPU ile hafıza arasında daha verimli bir iletişime imkân veren bu mimarisi, SDRAM’i EDO RAM’den daha hızlı bir hafıza türü haline getirmiştir.

SDRAM, hafızayı iki ya da daha fazla dahili hafıza dizisine ayırır; bu işlemin amacı dizilerden birine bir erişim olduğu anda sıradaki dizinin erişim için hazırlanmasını sağlamaktır (buna “burst mode” metodunun bir varyasyonu gözüyle bakmak mümkündür aslında). SDRAM’in veriyi ilk olarak okuduğu sırada ulaştığı rasgele erişim hızı EDO RAM’in erişim hızı ile aynıdır; ama sıra müteakip karakterlerin ya da hücrelerin okunmasına geldiğinde SDRAM, EDO RAM’e 5-6 tur bindirmekte ve 10 nanosaniyelik erişim süreleri sunabilmektedir (daha net olmak gerekirse, bu erişim süresinin –yaklaşık olarak– 7 ns ile 12 ns arasında değiştiğini söyleyebiliriz). Veriye 10’ar nanosaniyelik aralıklarla erişilebilmesi demek, çevrim (ya da devir) süresinin 10 nanosaniye olması demektir. Yani her 10 ns’de 1 devir gerçekleşmektedir. Bu da her {[10 nanosaniye] x [1 milyar]}’da (yani her 10 saniyede) 1 milyar çevrim ve her 1 saniyede de 100 milyon çevrim anlamına gelir. Son cümlemizin ikinci kısmına dikkat edecek olursanız, orada aslında 100 MHz’in tanımını yaptığımızı görürsünüz. Sanırız, “SDRAM 100 MHz’lik veriyolu hızlarını destekliyor” ifadesini artık daha anlamlı bulacaksınız. Yani aslında 10 ns’lik SDRAM ve 100 MHz’lik SDRAM derken yaptığımız şey aynı anlamı iki farklı şekilde ifade etmek oluyor.

SDRAM mimarisinin bir parçası olan senkronizasyon ile veriye çok daha hızlı bir biçimde erişilebilmesi, bilgisayar sisteminizin genel performansına direkt olarak olumlu bir şekilde yansır. SDRAM’in, kendisine nazaran daha eski olan hafıza teknolojileri karşısındaki bu üstünlüğü genel sistem performansınız söz konusu olduğunda kritik bir önem taşır. SDRAM, EDO’nun pabucunu dama atmış ve artık günümüz PC’lerin hafıza standardı olmuştur. SDRAM’in “senkronize” mimarisi aynı zamanda, önümüzdeki bir iki yıl içinde görmeye başlayacağımız çok daha yüksek veriyolu hızlarını desteklemeye de elverişlidir. Burada unutulmaması gereken bir nokta, 66 MHz’lik veya daha düşük sistem veriyolu hızlarında çalışan pek çok eski sistemin SDRAM’in hediye ettiği yüksek performans nimetinden tam anlamayla yararlanamayacağı gerçeğidir. Bu arada biz de, SDRAM’in hızına ayak uydurmakta güçlük çeken veriyolları sayesinde, “bir zincir en zayıf halkası kadar sağlamdır” sözünü “bir PC en yavaş veriyolu kadar hızlıdır” şeklinde değiştirebiliyoruz. 100 MHz’lik sistem veriyolu kullanan PC’lerin yaygınlaşmasıyla SDRAM’in eski teknolojileri silip süpürmesi kaçınılmazdır.

SDRAM’ler –genellikle– sadece DIMM modüllerde kullanılır. Bunun haricinde, bazı anakartlar EDO ve SDRAM’lerin birlikte kullanılmasına müsaade etmektedir, ne var ki bu yaygın bir uygulama değildir. Zaten eğer sistemden performansı en küçük zerresine kadar almak istiyorsak, ikide bir SDRAM’leri çelmeleyecek olan EDO’ları bir kenara bırakmalı ve sadece SDRAM’leri kullanmalıyız.

RealAudio    : Web   Tarayıcılara FM kalitesinde konuşma ve müzik dinlemek için eklenen bir programdır. Bu programı tek başına kullanabileceğiniz gibi Netscape'e de ekleyebilirsiniz. Bu program hakkındaki demolar için Sony Magic Link'i http://gnn.com/gnn/wr/ads/song/ adresinden yada Real Audio'yu http://www.realaudio.com adresinden bulabilirsiniz. 
 
search engines (arama servisleri)  : Kişileri istedikleri bilgiye veya Web sayfasına ulaştırmayı amaçlayan "Internet tarayıcı" servislerdir. Bu servislerin uzayıp giden bir listesini http://www.rpi.edu/Internet/Guides/decemj/icmc/top.html adresinde bulabilirsiniz 
 
SGML (Standart Generalized Markup Language)  : Tüm platformlarda aynı olarak görülecek dökümanlar yaratmak için kullanılan ISO standartıdır. 
 
SLIP Serial Line Interface Protocol (Seri Hat Arabirim Protokolü) : TCP/IP'ye göre modası geçmiş bir iletişim protoklüdür. Protokolün amacı modem aracılığıyla, bir ağ ortamına tıpkı ağda bir kullanıcıymış gibi bağlanmaktır. Bu protokolün yerini fonksiyonları bakımından bir farkı olmayan fakat daha hızlı olan PPP protokolü almıştır. 
 
spider (örümcek)   : Web tarama servislerinin veritabanlarını büyütmek için bıkmadan, usanmadan yeni Web sayfaları ve onlara ait bağlantıları bulan programlara "örümcek" ismi verilir. 
 
Submit-it (Web servisini tanıtmak)   : Kendi web sayfalarının reklamını yapmak isteyenler için izlenebilecek en kolay yol, URL adresini gözde tarama servislerine yazdırmaktır. http://www.submit-it.com adresine URL adresinizi verdiğinizde adresiniz 15 ayrı tarama servisine otomatik olarak yollanacaktır. Bunun dışında URL adresinizi yazdırmadan geçmemeniz gereken bazı tarama servisleri şunlardır: 
 
AltaVista - http://www.altavista.digital.com 
NCSA-Mosaic - http://www.ncsa.uiuc.edu/SDG/Software/Mosaic/Docs/whats-new.HTML 
Ticari siteler indeksi - http://www.directory.net 
Excite - http://www.excite.com 
 
syntax checking (doğruluk kontrolü)   : Yarattığınız onlarca Web sayfasının hepsinin bir arada doğru olarak çalışması veya HTML standartlarına uydurulması zor bir iştir. Bunun için HTML sayfalarınızın doğruluğunu kontrol eden programlar kullanılmaktadır. Bu programlar sizin yerinize, belirttiğiniz tüm Web sayfalarını kontrol ederler. Bu programlardan edinmek için 
 
HTMLCheck'in http://www.halsoft.com/html-tk/ 
Weblint'in ftp://ftp.khoros.unm.edu/pub/perl/www/ 
Webber'ın ftp://ftp.onramp.ca/csd/pub/ 
 
adreslerine bağlanın.

SMILEYS: E-posta atarken çekilen en büyük sıkıntı insanların duygularını yazı ile ifade etmekte zorlanmaları. Eğer yazdığınız şeye dikkat etmezseniz postanızı okuyan insan belki de sizin hiç bir kötü niyetiniz yokken kızdığınızı yada dalga geçtiğinizi sanabilir. Bunun gibi yanlış anlamaları önelemek için bir takım krakterler kullanılmaya başlamış. Örneğin :- ) işareti sizin güldüğünüzü yada şaka yaptığınızı açıklar :- ( ise üzüldüğünüzü.İşte bu şekilde smileyleri kullanarak duygularınızı daha iyi ifade edebilirsiniz. 
 
SÖRF: Internette sorf yapmak world wide web sayfaları üzerinde gezinmek anlamında kullanılıyor. Gerçektende sanki denizde sörf yapar gibi -rüzgar sizi nereye götürürse- web sayfaları üzerinde oradan oraya gezebilirsiniz. Öyleki başlangıçta gitmek istediğiniz yerle hiç alakasız bir yerde bulabilirsiniz kendinizi. Internette amaçsızca gezinmenin güzel tarafları olduğu gibi bunun size kredi ve telefon faturası olarak geri döneceğini unutmayın!

tag (etiket)      : HTML'de dökümana biçim vermek için kullanılan etiketlerdir. Kaynak içinde kolayca fark edilirler çünkü her zaman "<" ve ">" işaretleri arasına yazılırlar. 
 
TELNET:Internet sayesinde başka bilgisayarlara bağlanıp veri alabiliyoruz. Peki bağlandığımız bilgisayarı kontrol etmek mümkünmü? Evet telnet sayesinde mümkün. Bir bilgisayara Telnet yapmak için bir kullanıcı ismine ve şifreye sahip olunması gerekir. Yani bağlanılan her makinaya telnet yapılamaz. Telnet yaptıktan sonra artık o makinayı kendi bilgisarınızmış gibi kullanabilirsiniz. 
 
TURNET: Türkiye'de Internet hizmeti veren resmi kuruluş. Türk Telekoma bağlı olan Turnet Türkiye'deki bütün Internet yükünü omuzlarında taşıyor. Bu yük altında sık sık ezilen Turnet'in yakında 10Mbit ile Almanya'daki Internet hızına ulaşacağı söylense de açılması bile yaklaşık bir seneyi bulduğu göz önüne alınırsa buna inanmanın çok zor olduğu açıkca görülmekte. 
 
TCP/IP Transmission Control Protocol/Internet Protocol  : cümlelerinin kısaltılmış halidir. Internet'i oluşturan protokollerdir. Başlangıçta Unix işletim sistemi için tasarlanmış olup günümüzde birçok işletim sistemini desteklemektedir. 
 
Telnet      : Bir Internet sitesinden diğerine bağlanmak için kullanılan komut ve programdır. Komutu kullanarak bir internet sitesine bağlandığınızda karşınıza sitenin "login:" komut satırı gelecektir. Böylece Internet üzerinde iki makine direkt (ve özel) olarak birbirine bağlanabilir. 
 
transparan GIF'ler    : Bir çok servis Web sayfalarının güzel görünmesi için grafik arka fonlar kullanıyor. Bu fonun üzerine bir resim yerleştirildiğinde resmin hiç işinize yaramayacak yerleri güzel arka fonunuzun görünmesini engelleyebilir. Bunu önlemek için "transparan GIF"ler kullanılır. GIF dosyasındaki herhangi bir rengi transparan olarak atadığınızda o renk görülmeyecek, onun yerine arka fonunuz görüntülenecektir. Paint Shop Pro'nun 3.12 sürümü bu işi yapabilmektedir. 
 
URL Uniform Resource Locator    : Web üzerinde ulaştığınız yerin kimliğini belirler. Tam bir URL'nin görünümü aşağıdaki gibidir. 
 
http://info.cern.ch:80/hypertext/WWW/addressing/addressing.html 
 
Bu adres şöyle ayrılır: 
 
http://                 protokol veya veri kaynağı 
info.cern.ch            alan ismi (domain name) 
:80                 "port" adresi 
/hypertext/WWW/addressing/    atlanacak dizin adı 
addressing.html            açılacak döküman adı 
 
protokol veya veri kaynağı Bu bölüm veriye ulaşmak için kullanılacak protokolü belirtir. Başlıca protokoller şunlardır: 
 
http://        HTML dosyalara ulaşmak için kullanılır 
ftp://        download edilebilir bir dosyayı belirtir. 
mailto://    e-mail yollamak için kullanılacak uygulamaya bağlanır 
file://        lokal bir dosyayı işaret eder 
 
alan ismi (domain name) Bağlanılmak istenen sunucunun Internet üzerindeki ismidir. Bir alan isminin uzantısı genellikle onun tipini de belirler: 
 
.com    ticari kuruluş 
.edu    öğretim 
.mil    askeri 
.net    servis sağlayıcı 
.org    kar amaçlı olmayan organizasyon 
 
"port" adresi 
http:// protokolü sadece :80 portunu kullandığından genellikle bu takı kullanılmaz. 
 
atlanacak dizin adı 
Web sayfasının sunucu üzerindeki dizinini belirtir. 
 
açılacak döküman adı 
Web sayfasının sunucu üzerindeki spesifik dosya adını belirtir. Kullanılmak zorunda değildir.

VDOWave    : VDOWave hareketli görüntüleri sıkıştırmakta kullanılan ilginç bir yöntemdir. Bu yöntemin en somut örneği VDOLive'dir. Bu aygıt popüler Web tarayıcılara eklenerek eş-zamanlı videoların büyük ölçüde sıkıştırılarak görüntülenebilmesini sağlamıştır. Programın Netscape web tarayıcısı için "içine-ekle"sini ve diğer tarayıcılar için yardımcılarınıftp://www.pcworld.com/pub/win95/internet/plgply32.exe adresinden edinebilirsiniz "VDO Live Video" özelliği barındıran servislere bağlanabilirsiniz. 
 
Veronica     : Nevada Üniversitesinde geliştirilmiş olan Veronica (Very Easy Rodent Oriented Net-Wide Index to Computerized Archives) binlerce gopher servisindeki her bir menü maddesini içeren devasal bir veritabanıdır. Devamlı güncellenen Veronica veritabanı, bir çok gopher menüsünden bulunabilir. 
 
VRML: "Virtual Reality Modelling Language" in kısaltması. Internet'te imajların gönderilmesinin ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Birde sözkonusu modeller yada vidao filmleri olunca iş daha da zorlanıyor. İşte herhangibir modelleme programı ile yapılmış modellerin Internet hatlarında taşınması için kolay bir yol bulunmuş. Yapılan modelin uzaydaki bütün koordinat noktaları VRML dili kullanılarak metine dönüştürülüyor. Aynı şekilde model üzerindeki malzemede metin oluyor. Böylece Internet hatlarından görüntü değil metin yollanmış oluyor. Karşı tarafta metini alan bilgisayar bu metni yeniden modele dönüştüryor, böylece normal yollardan yapılamayacak kadar uzun olan işlem çok kısa bir sürede gerçekleşebiliyor.

virtual reality (sanal gerçeklik): Kullanıcının müdahale edebildiği 3-Boyutlu ortama verilen addır. Sanal gerçeklik sayesinde kişi ilüzyonlarla yaratılmış 3-Boyutlu dünyaya adım atabilir, oradaki nesnelerle iletişim kurabilir. http://www.zd.net.com adresinde bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi ve bedava programlar bulabilirsiniz.

WWW: Artık ne olduğunu hepimiz biliyoruz. World wide webin kısaltması ve Internetin en fazla kullanılan servisi. Daha fazla lafa gerek yok! 
 
WebCrawler    : America OnLine'ın bedeva Internet tarama servisidir. Lycos tarama servisinden küçük olan servis her ay 3.000 yenisi eklenen 60.000 web sitesini tarayabilmektedir. http://www.webcrawler.com adresine bağlanıp WebCrawler'ın yeni kullanıcı arabirimi ile tanışabilirsiniz.  
webmaster     : Bir web sitesinin yönetimini üstlenen kişiye "Webmaster" adı verilir. Webmaster'ın görevi Web sitesininin tasarımını yapmak ve "çarpıcıcığını" korumaktır. Günümüzde bu işi tek bir kişinin yapması çok zordur. Bunun için genelde bir web sitesini birden çok kişi "takım" ruhuyla ayakta tutar.  
 
YAHOO!: Alta Vista gibi Yahoo!da bir arama makinası. Alta Vista'ya göre daha küçük bir veritabanı kullansada en az Alta Vista kadar hızlı. Internet'te en fazla kullanılan arama makinalarından biri olan Yahoo! da kelime aratabiliyor yada kategorilenmiş başlıklara göre arama yapabilirsiniz.